34 kişi kendisini tutuyor, 121 arkadaşı var.
kim çizdi o resmi??
bir arkadaşım neden sordun??
isik ozun icinde bir kristal buyumus buyumus dinlenmis de ellerine yetismis ozunu isiktan almis etrafina gok kusagi vermis gok kusaginda derman varmis, isik varmis isik bendedir, bende isikta demis
yüreğindekini kelimelere döktüğün sürece işaretler sana gelmeye devam edecekler...
Temizlik sorun bile olmazdı asla. Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim birçok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya, daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardan olurdum. Farkında mısınız bilmem yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de "an"ı yaşayın. Hiçbir yere, yanına: termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabucumu fırlatır, atardım. Ve sonbahar bitene dek yürürdüm çıplak ayakla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım, bir şansım daha olsaydı eğer......
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya İkincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım Neşeli olurdum ilkinde olmadığım kadar. Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
işte andan zevk almak bu olsa gerek... ama keşkelerle yaşanmaz .. herzaman bir şans daha vardırr
abla işte ....
buda kardeşi işte ;))
zekanın sonsuz boyutlarında maddeyle mana arasında bir eşiğe yerleştirilmiş gibi benlik,şelaleden aşağı düşmek üzere olan bir su tanesi olarak doğmuş hayata;mananın maddeye karışmakta olduğu yerde,rolü düşmek,kaynağını hatırlamaktan uzak..hatırlayabilirse boşluğa teslim olacak,hatırlayamazsa er ya da geç boşluk onu teslim alacak,düşecek,hatırlayacak..
Hey Joe, where you goin' with that gun in your hand? Hey Joe, I said where you goin' with that gun in your hand? Alright. I'm goin down to shoot my old lady, you know I caught her messin' 'round with another man. Yeah,! I'm goin' down to shoot my old lady, you know I caught her messin' 'round with another man. Huh! And that ain't too cool.
Uh, hey Joe, I heard you shot your woman down, you shot her down. Uh, hey Joe, I heard you shot you old lady down, you shot her down to the ground. Yeah!
Yes, I did, I shot her, you know I caught her messin' 'round, messin' 'round town. Uh, yes I did, I shot her you know I caught my old lady messin' 'round town. And I gave her the gun and I shot her!
Alright (Ah! Hey Joe) Shoot her one more time again, baby! (Oo) Yeah. (Hey Joe!) Ah, dig it! (Hey) Ah! Ah! (Joe where you gonna go?) Oh, alright.
Hey Joe, said now, (Hey) uh, where you gonna run to now, where you gonna run to? Yeah. (where you gonna go?) Hey Joe, I said, (Hey) where you goin' to run to now, where you, where you gonna go? (Joe!) Well, dig it! I'm goin' way down south, way down south, (Hey) way down south to Mexico way! Alright! (Joe) I'm goin' way down south, (Hey, Joe) way down where I can be free! (where you gonna...) Ain't no one gonna find me babe! (...go?) Ain't no hangman gonna, (Hey, Joe) he ain't gonna put a rope around me! (Joe where you gonna..) You better belive it right now! (...go?) I gotta go now! Hey, hey, hey Joe, (Hey Joe) you better run on down! (where you gonna...) Goodbye everybody. Ow! (...go?) Hey, hey Joe, what'd I say, (Hey.......................Joe) run on down. (where you gonna go?....
sevgi ağaçları ekelim dört bi yanımıza
yasalardan önce sistemler belirliyor artık ne yapmamız gerektiğini hatta hangi hayallerimiz olacağini ama yıkmak ve yeniden yaratmak lazım kendini veya sistemin dayatmalarını!...
kimse hayallerimize dokunamaz emin oll sadece ne istediğini belirle hedefe kitlen yüreğinle iste-hisset ve gerçekleşsin
belirlerdim zaten ve olacak eminim hayallerim o şekilde veya bu şekilde!....
işte ozaman gerçekleşme sürecinin keyfini çıkar
yaşamak istiyorum ama hayallerimde olanı ve olacak olanlarını....
hayallerini yüreğinde hissedersen ve inanırsan , olacağını yaşamaman için sebep yokk bu çekimdir yasadır.
evet katıldığına sevindim bana...
(DÜRÜST'lük insan olma özelliğidir.Kişi sadece kendini kandırır YALANLAR' ı ile........)
bir sanrıdan ziyade, baya aynı doğrultudasınız üstüme vazife olmadan burdan araya giriyorum, naçizane, hani yürüdüğün hangi yol olursa olsun bi şekilde eninde sonunda vardığın şey sen, etraftaki herşeyi ve her durumu tüm varoluşu ile kabul etmek ve saf halinle var oluşundan mutluluk duymak olucaktır, o yuzden bilmiyorum hala 2007 yılında bu sürecin bin türlü yolunun detaylarını muhakeme etmekten beş, yüzeysel farklılıklar ve bunların üzerine savaşmaktan kırkbeş, duyurup bahsetmekten üç adım daha öteye varabilmeli olay. bir şekilde halen 3 kuruşluk aklı olan insanlar olarak, mevzuyu kavrayıp güzel mavi topumuzun üzerinde mis gibi ömürlerimizi geçiriyor olabilirdik, bir mücadele söz konusu ise, bu mucadele hücresel bazda çoktan verilmiş, ve herbirimiz kendi mücadelesini başarmış hücrelerin etrafına gelişmiş varlıklar olarak, ömrü bu mücadelenin galibiyetinin kutlaması ile toplumlar olarak gayet rahat ve harmoni içinde de geçiriyor olabilirdik.
aslında tam olarak anlatmak istediğini anlamadım.. algıladığım sonuçta farklı kelimelerle aynı şeyi paylaştığımız doğrultusunda daha açık olursan sevinirim..
İLK SEBEP olması sebebiyle,kendilerine varlık verdiği tüm şeyleri bilen BİR Allah aynı zamanda mutlak akıldır da. O'nu tam olarak kavrayamıyışımızda O'nun gibi davranışlarımızın aynı anda hem öznesi hem de nesnesi olamayışımızdan ileri gelir. Dolayısıyla burada kodlamalarımızın,şartlamalarımızın yanlışlığı gelmez kodlamalar doğru olsa körü körüne değil baka baka bile sorgulasanız İLK'in dışındaki bir sebepli bir varlık olarak, sebepsiz varlığı onun dağıttığı akıl miktarı dışında anlayamazsınız. Aristo düşüncesinde olduğu gibi, İbn Sina düşüncesinde de kendisiyle VAROLAN ve kendi ÖZÜNÜN sebebi olan yani (Vacib) Varlık Allah salt düşüncedir. Kendini bilir, sonra genel bir şekilde dünyayı bilir; yani öz olarak düşünebilen her şeyi bilir. MÜMKÜN varlık insan o zaman Schoun'un da dediği gibi "kalbin aklın anlayamadığı nice akıllarıyla" Allah'a gitmeye çalışır.
kelimelerimiz farklı olsada anlatmak istediğimiz şeyler aynı doğrultuda gidiyor sanırım. bu da insanın yaşadıkları ve deneyimleri ile orantılı olduğu için olmalı...
Bir şahsın gölgesinin o şahıs olduğu söylenemez. Olsa olsa o şahsı misal eder. Yani Herşey Allah'tır değildir. Allah'tan'dır denir.
"Her varlık Allah'dan bir görünüş, bir eserdir ama Allah'ın kendisi değildir ama ondan başkası da değildir" der şeyh-i ekber İbn-Arabi
HAKLISIN saflığa özlüğe eriştiğinde bütündeki yerini alacaktır
Ben sizden okuduklarımı belki de yanlış anlıyorum bilmiyorum ama Tanrı'dan parçalar olmak, ya da O gibi olmak meselesini kabul etmiyorum. Yani O'nun sıfatı RAB aynı sıfatı, farklı derecelerle de olsa paylaşamayız. O'ndan tecelliler olur ama biz varken O tam olarak olmaz. Tanrının nefesini taşımamızla, herhalde O gibi olmak ayrı şey.Yani bu ölçeklenebilir birşey değil. Kaldı ki Peygamber Efendimiz bile(a.s.) "Seni hakkıyla bilemedik Allah'ım diyor". Bu bize göre ya da bana göre zor bir konu. Bilemeyeceğimizi idrak sınırımızın O'nu almayacağını bilmemize rağmen bunun utancından ya da ezikliğinden acı çekiyor olmamız mantığımız bunu almasada O'nun sonsuz hikmeti karşısında boyun eğişimizdendir. Aklımızı mantığımızı atıyoruz bir kenara. Bu bir imani kabulleniş. İnsan-ı Kamiller derece derece kendilerini hiç görüp varlık aleminde yok olabildikleri ölçüde onların nefislerinden eser yoktur ortada "O" vardır. Yani tanrının mutlak varlığını ikilikte tanıyamayız, iki varken bir olamaz. Birliği anlatmak için, bence yok olanların yokluğunu anlatmak için Allah "Gören gözleri, işiten kulakları olurum" diyor. Bu ermiş insanların gözlerinden kulaklarından bahsetmiyor kendinden bahsediyor Allah. "Bilinmeyi istedim diyor" Varlıklar O'nun için bir ayna. Mesele bu aynanın ne kadar saf olduğu ile ilgili. Eğer nefsimiz devam ediyorsa ne bütünüyle O'yuz ne de O'nun dışındayız.
canım haklısın bu zamana kadarki dini inançlarımız ,kodlamalarımız,şartlandırılmalarımız bizi körü körüne inaçları sorgulamadan kabul etmeye yönlendiryor.. evet tanrı inanılmaz birgüç hiç birşey yaratılmadan o vardı.. ve " O" BİZİ KENDİ özünden yaratmıştır.. düşünsene düşünebilen,idrak eden farkındalığı olan tek canlı turu insandır.. insanın yapacağı hiç bir ibadete,hiçbir koşullara bağlı uygulamalara tanrının ihtiyacı yoktur. sadece o bize saf olan kendinden olan "SEVGİ" enerjisinle bütünün hayrına olan farkındalığa kavuşmamızın yollarını gösteriyor.. evrende özgür iradenin hakim olduğu bir işleyiş hakimdir. tanrı cezalandırıcıda değildir herşeyi sevgi ile yaratmış bir gücün yarattığını cezalandıracak olması mümkünmü sence.. ben ce yapılacak en güzel şeyy yüreğinin sesini dinlemek en doğru cevapları sana iç sesin yüreğin verecektir.. ışık yolunu aydınlatsın sevgi ile sevgide kal
Bence Tanrı karşısında hiçlik neyse biz o'yuz. Tanrı gibi olamayız. Evet onun sıfatlarıyla sıfatlanırız, iyi-kötü merhametli, cabar, zalim, öç alan, seven, nefret eden tüm bunlar ondan bize tecelliler ama O RAB biz ise kuluz, Tanrı'dan parçalar olamayız yani matematiksel bir parça bütün durumu değil bu. Bize bildirdiği; bu alemdeki maceramız, buraya gelmeden önce ezelde bizleri ruhlar aleminde yarattığı "ol" dediği anda "Ben sizin rabbiniz değil miyim" sorusuna "evet sen Rabbimizsin" cevabını verdiğimiz andan başlar. Bilirsiniz Mesnevi'de bir kamışın sazlıklardan koparılıp ney haline getirildiği hikayeyle ve neyin ayrılık acısıyla başlar. Bu dünyada ise bize verdiği nefisle bilir tanırız O'nu. Bir hadis-i şerifte "Nefsini bilen Rabbini bilir" der Hz.Peygamber. Fakat Allah'ı bildikçe, tek varlık olduğunu değişmez, sonlu olmayan tek ve yüce varlık olarak büyüklüğünü kabul ettikçe O'nun varlığı karşısında kendimiz diye birşeyi becerebilirsek kabul edemeyiz. Ama bu ulaşılabilecek en büyük mertebedir. Herkeste böyle yanacak kuvvet olmaz.
hiçlik insanların yarattığıdır..hiçlikten varlık olmaz ama var olandan hiçlik yaratılabilir. nefsini bilen rabbini bilir nefis özün eğitilmiş ,farkındalığa erişmiş şeklidir.yani öz demek tanrıyı bilmektir.tanrıyı bilmek ise ondan olanı onun özelliklerini keşfetmektir. bizler bütünün parçasıyız ona döneceğiz saf olarak mertebe farketmektir kendini özünü
Zaten Allah insana kendi ruhundan üfleğini söylüyor. Allahla birolan insan-ı kamiller için "onların gören gözü, işiten kulağı ben olurum " diyor. Yani bence biz ne Tanrının kendi özelliklerini taşıyan küçük küçük parçalarıyız ne de ondan gayriyiz .
aşşağıda yazdığını kopyaladım burdaki fikrin ile aşağıdaki çelişmiyormu sence..???
TANRI İNSANI NASIL YARATMIŞTIR....?? tanrı insanı kendi suretinde yaratmıştır. kendi biçimi,zekası,kendi göz ve kulakları değil MUTLAK İÇE DÖNÜKLÜĞÜ İLE yaratmıştır. TANRInın sureti budur.insana kendini yanlız hissettiren TANRI benzerliğidir. iyiliğin dışarı çıkamaması,kendini bu dünyada var edememesi bu yanlızığı doğrulamaktadır..
YAŞAMIMIZIN NİHAYİ AMACI NEDİR..?? AMAÇ: yaşamımızı tek bir bakış açısı ile değil,sonsuz görüş aciları ile görebilmektir. CANLI olmanın tek amacı TANRI gibi olmaktır. iyi olmak,cömert,nazik olmak,dua etmek ve diğer yaptığımız tanrıya yakın olmak için herşey izlenecek İKİNCİL ÖNEME sahiptir. bunlar sadece; güvenli oynamak adına insanın yarattığı şeylerdir. talimatları uygulamak,iyi , nazik,sevkatli, cömert olmak kişiyi tanrıya götürmez.. Zaten TANRInın bir parçası olduğumuzda , TANRI gibi olduğumuzda iyi,nazik,sevkatli gibi meziyetlere sahip olmak kaçınılmazdır. bunlar TANRISAL olan ÖZELLİKlerdir..
Zaten Allah insana kendi ruhundan üfleğini söylüyor. Allahla birolan insan-ı kamiller için "onların gören gözü, işiten kulağı ben olurum " diyor. Yani bence biz ne Tanrının kendi özelliklerini taşıyan küçük küçük parçalarıyız ne de ondan gayriyiz .
peki neyiz sence veya ne olmalıyız
BAKIŞ AÇISI ile BAKILACAK AÇILAR arasındaki fark nedir..?? herkesin bakış açıları vardır.tanrının ise bakacak açıları vardır. insanlığın sonsuz sayıda bakış açıları vardır.tanrının ise sonsuz sayıda izleme açısı vardır. ozaman tanrı HERYERDEDİR..
3 yorum var - 06 Eylül 2007 10:32 yazılmış
0 yorum var - 05 Eylül 2007 15:47 yazılmış
0 yorum var - 05 Eylül 2007 15:45 yazılmış
4 yorum var - 04 Eylül 2007 15:44 yazılmış
0 yorum var - 04 Eylül 2007 07:25 yazılmış
1 yorum var - 04 Eylül 2007 07:23 yazılmış
0 yorum var - 04 Eylül 2007 07:20 yazılmış
0 yorum var - 04 Eylül 2007 07:16 yazılmış
0 yorum var - 04 Eylül 2007 07:13 yazılmış
0 yorum var - 04 Eylül 2007 07:10 yazılmış
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.
|